Ana Sayfa Gündem Regaib Gecesi dualarla idrak edildi

Regaib Gecesi dualarla idrak edildi

19
0

Ramazan ayının habercisi ve üç ayların ilk kandil gecesi Regaib Kandili tüm yurtta dualarla idrak edildi. Tüm camilerde yatsı namazı sonrası düzenlenen programlara vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Programlarda, Kur’an-ı Kerim tilavetleri yapıldı, salavatlar getirildi, ülkemiz ve İslam alemi için dualar edildi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde düzenlenen ‘Regaib Kandili Özel Programı’na katıldı.

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş’ın kıldırdığı yatsı namazın ardından başlayan ve salgın kurallarına dikkat edilen programda, ilk olarak Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin dört mahfilinde dört müezzin sala okudu.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde 86 yıl sonra düzenlenen ilk kandil programında konuşan Başkan Erbaş, “Fatih Sultan Mehmet Han’ın yadigarı Ayasofya Camii Şerifi’nden, Akşemsettin Hazretleri’nin kürsüsünden sizleri selamlıyorum. ‘Regaib’ kelimesi, ‘bağış’, ‘ilahi ihsan’ ve ‘arzu edilen sevap’ anlamında kulun Allah’a rağbet etmesini ve O’na yönelmesini’ ifade etmektedir. Müslümanlar olarak her yıl, içtenlikle yaptığımız dualar, samimi tövbeler ve ibadetlerle ihya ederek huzur bulduğumuz Regaib Gecesi, bizlere tüm rağbetimizi rabbimize yöneltmemiz gerektiğini hatırlatmaktadır.” dedi.

Başkan Erbaş, insanın değerinin arzu ettiklerinde gizli olduğunu ifade ederek, “Arzularımız neye ise yönelişimiz onadır. İnsanın rağbet ettiği şeyler, Allah katındaki kıymetini gösterir. Arzu ve isteklerimiz aynı zamanda bizim istikametimizi belirler. Müminler olarak yönelişimiz Rabbimize olmalıdır. Arzumuz, O’nun rızası ve cennetini kazanmak olmalıdır. Onun istediği bir hayatı yaşamak, dünyamızı imar ederek ahiretimizi ihya edecektir. Rağbeti Rahman olanın ödülü günahlardan azade olmak ve ebedi saadete ermektir.” diye konuştu.

“Hayatımızı hayırda yarışmakla değerli kılalım”

Regaib gecesini sunulmuş son bir fırsat gibi görmek gerektiğini dile getiren Başkan Erbaş, “Tüm istek ve arzumuzu Rabbimize ve onun rızasına yönelterek hayatımızı, davranışlarımızı ve istikametimizi kapsamlı bir muhasebeye tabi tutalım. Nerede olduğumuzu, nerede durduğumuzu, nasıl yaşadığımızı ve nereye doğru yol aldığımızı soralım kendimize.” ifadelerini kullandı.

İslam’ın Müslümanlara ‘zaman bilinci’ kazandırmak için hayatı zamana göre planladığını belirten Başkan Erbaş, “İbadetlerimizin çoğunu zamanla mukayyet kılmıştır. Namaz, oruç, zekât, hac, vb. ibadetler, hep zamanın kıymetini ve önemini hatırlatır bizlere. Nitekim Rabbimiz, “Bir işi bitirdiğinde başka bir işe yönel” ilahi fermanıyla müminin hayatında amaçsız bir anın olamayacağına dikkat çekmektedir. Öyle ise zor bir zamandan geçtiğimiz şu günlerde hayatımızı “hayırda yarışmak” ve “iyilik yolunda koşturmakla” değerli kılalım. Zira hayatı ve zamanı değerli kılacak şey iyiliktir. İyilik yapmak, hem kendimize hem de yeryüzüne huzur getirecektir. Nitekim Rabbimiz; Öyleyse hayırlarda yarışın, buyuruyor.” şeklinde konuştu.

“Zor durumda olan kardeşlerimizin yanında olalım”

Başkan Erbaş, insanın imtihan dünyasının sonunda Rabbinin huzuruna varacağını hatırlatarak, şunları söyledi:

“O’nun huzuruna iyiliklerle, güzelliklerle varmak gerekir. İyilik ve hayırda yarışmak, bir takva alametidir. Allah’a karşı sorumluluk şuurumuzun ifadesidir. Bizleri Allah’ın rızasına ve cennetine kavuşturacak olan değer, takva bilincidir. O’nun rızasını gözeterek yapacağımız iyiliklerdir. Allah bizden takva şuuru istiyor. Bizlere hayırda yarışmak ve iyilik yolunda koşuşturmak gibi bir sorumluluk yüklüyor. O halde içinde bulunduğumuz şu rahmet mevsiminde, zor durumda olan kardeşlerimizin yanında olalım. Yetimin elini tutalım. Öksüze sırdaş olalım. Yoksula yoldaş olalım. Mazlum ve mağdura kardeş ve tüm insanlığa iyilik yolunda rehber olalım.”

İnsanın Allah’a kulluktan uzaklaşmasının gayesini ve istikametini kaybetmesi anlamına geldiğine dikkat çeken Başkan Erbaş, “Kulluk; itaat ettiğimiz, boğun eğdiğimiz ve kendisine yöneldiğimiz yaratıcımıza karşı her türlü yanlış duygu, düşünce ve davranışı terk etmektir. Kulluk bizi var edip her türlü nimetle donatan Allah’ı anmak ve O’nun kudretini, azametini ve rahmetini her daim hatırlamaktır. Unutmayalım ki kişiyi gerçek huzura kavuşturacak olan tutum ve davranış işte budur.” diye konuştu.